KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2017/6778 E., 2019/1673 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Şubat 2019
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
338 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından lehine hükmolunan tazminat ve nafaka miktarları yönünden; davalı erkek tarafından ise kusur belirlemesi, kadın lehine hükmolunan tazminat ve nafakalar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı erkeğin tüm, davacı kadının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-İlk derece mahkemesi, boşanmaya sebep olan olaylarda eşine hakaret eden ve fiziksel şiddet uygulayan davalı erkeğin tamamen kusurlu olduğunu kabul ederek tarafların boşanmalarına, davacı kadın yararına 10.000,00-TL maddi tazminat ve 10.000,00 TL manevi tazminat (TMK m. 174/1-2) ile aylık 250,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakası (TMK m. 169,175) ile ortak çocuğun velayetinin anneye verilmesine, çocuk için aylık 150-TL tedbir ve iştirak nafakasına karar vermiş, taraflarca istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, görevli ...
Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesince 15.09.2017 tarih 2017/864 Esas-2017/1551 Karar sayılı kararla, tarafların tüm istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir. Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumlarına, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur derecelerine, paranın alım gücüne, zedelenen mevcut ve beklenen menfaatlerin kapsamına nazaran davacı kadın yararına hükmolunan maddi ve manevi
tazminat azdır. Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi dikkate alınarak daha uygun miktarda maddi ve manevi tazminat (TMK m. 174/1-2) takdiri gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2017/6778, K. 2019/1673, 26 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama