KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2017/7173 E., 2019/3608 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mart 2019
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Davacı-davalı
- ...
- Davalı-davacı
- ...
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma-Ev Eşyası Alacağı
Karar Metni
320 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-karşı daalı kadın tarafından, reddedilen kendi boşanma davası ve fer'ileri yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı-karşı davalı kadının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Asıl dava; kadın tarafından açılan Türk Medeni Kanunu'nun 166/1. maddesine dayalı evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki nedenine dayalı boşanma davası olup, erkek ise karşı dava yoluyla kadının boşanma davasının reddini ve boşanma kararı verildiği takdirde maddi taleplerinin karşılanmasını talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda her iki davanın reddine karar verilmiş, ilk derece mahkemesince verilen 24.03.2017 tarihli bu hükme karşı davacı-karşı davalı kadın tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf incelemesini yapan bölge adliye mahkemesince, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda davacı-karşı davalı kadının "Yargılama giderlerine" yönelik istinaf başvurusunun kabulüne karar verildiği halde, kabulüne karar verilen bu kısım yönünden eda hükmü oluşturacak şekilde yeniden esas hakkında karar verilmeyerek ilk derece mahkemesinin gerekçeli kararının düzeltilmesine şeklinde karar verilmesi doğru görülmemiştir (HMK m. 353-l/b-2 ). Ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, bu yönden bölge adliye mahkemesi hükmünün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir (HMK m. 370/2).
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2017/7173, K. 2019/3608, 28 Mart 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama