KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2017/7183 E., 2019/1705 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Şubat 2019
- Mahkemesi
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Davacı-davalı
- ...
- Davalı-davacı
- ...
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
356 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından; kadının davasının kabulü ve kusur belirlemesi yönünden, davalı-karşı davacı kadın tarafından ise; kusur belirlemesi, nafakanın ve tazminatların miktarı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Taraflarca açılan karşılıklı boşanma davasının yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesinin 09.12.2016 tarihli kararıyla her iki davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verilmiş, verilen bu karar sadece davalı-karşı davacı kadın tarafından nafakaların ve manevi tazminatın miktarı yönünden istinaf edilmesi üzerine bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince davacı-karşı davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Davacı-karşı davalı erkek tarafından istinaf yoluna başvurulmamıştır. İstinaf edilmeyen yönlerden karar kesinleşmiş olup, istinaf edilmeyen konular temyize getirilemez. Bu itibarla erkeğin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davalı-karşı davacı kadının temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
a-) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-karşı davacı kadının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
b-) Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumlarına, paranın alım gücüne, kişilik haklarına, özellikle aile bütünlüğüne yapılan saldırının ağırlığına, manevi tazminat isteyenin boşanmaya yol açan olaylarda ağır ya da eşit kusurlu olmadığı anlaşılmasına nazaran davalı-karşı davacı kadın yararına hükmolunan manevi tazminat azdır. Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile, Türk Borçlar Kanununun 50 ve 51. maddeleri nazara alınarak daha uygun miktarda manevi tazminat (TMK m. 174/2) takdiri gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2017/7183, K. 2019/1705, 27 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama