KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2017/7222 E., 2018/2808 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Mart 2018
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
236 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından velayetlere yönelik olarak temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Velayet düzenlemesi yapılırken; göz önünde tutulması gereken temel ilke, "çocuğun üstün yararı" (BM Çocuk Haklarına Dair Sözleşme m. 3; Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesi m. 1; TMK m. 339/1. 343/1, 346/1. Çocuk Koruma Kanunu m. 4/b) dır. Çocuğun üstün yararını belirlerken: onun bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlaki ve toplumsal gelişiminin sağlanması amacının gözetilmesi gereklidir.
Ana ve babanın yararları; boşanmadaki kusurları, ahlaki değer yargıları, sosyal konumları gibi durumları, çocuğun üstün yararını etkilemediği ölçüde göz önünde tutulur. Ortak çocuklardan ... 23.01.2011, ... ise 27.08.2012 doğumludur. Çocukların yaşı gözetildiğinde anne sevgi, şefkat ve ilgisine muhtaç çağda oldukları anlaşılmaktadır.
Davadan önce ve dava esnasında sürekli anne yanında kalmış olup annenin velayet görevini ihmal ettiği veya kötüye kullandığına ilişkin bir tespit bulunmamaktadır. Bütün bu açıklamalar karşısında; ortak çocukların velayet düzenlemesi konusundaki üstün yararının, velayetlerinin anneye bırakılması olduğu anlaşılmaktadır.
Durum böyleyken, mahkemece çocukların geçerli üstün yararı olmadığı ve uzman raporunda da küçüklerin velayetlerinin anneye verilmesi gerektiği belirtildiği halde, yazılı şekilde velayetlerinin davalı babaya bırakılması isabetsiz olmuş ve bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2017/7222, K. 2018/2808, 1 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama