KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2017/815 E., 2018/9348 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Eylül 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
284 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından; kusur belirlemesi, yoksulluk nafakası ve tazminatlar yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 18/09/2018 günü temyiz eden davalı ... ile vekili gelmedi. Karşı taraf davacı ... geldi. Vekili gelmedi. Gelenin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ait temyiz itirazlarının incelenmesi artık mümkün bulunmamasına göre davalı erkeğin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Taraflar arasında görülen boşanma davasında verilen hüküm, davacı kadın tarafından temyiz edilmiş, Dairemizin 03.05.2016 tarih, 2015/17253 esas ve 2016/8994 karar sayılı ilamıyla sadece davacı kadın yararına Türk Medeni Kanunu'nun 169. maddesinde düzenlenen geçici önlem mahiyetinde olan tedbir nafakası verilmesi gerektiği yönünden bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyulduğu halde, davacı kadın yararına tedbir nafakası yerine Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesinde düzenlenen yoksulluk nafakasına hükmedilmiştir.
Gerçekleşen bu durum karşısında; mahkemece uyulan bozma ilamının gereği yerine getirilememiştir. Öyleyse, mahkemece davacı kadın yararına uygun miktarda dava tarihinden boşanma hükmünün kesinleştiği tarihe kadar devam etmek üzere uygun bir miktarda tedbir nafakasına (TMK m.169) hükmedilmesi gerekirken, yoksulluk nafakasına (TMK m.175) hükmedilmesi usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2017/815, K. 2018/9348, 18 Eylül 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama