KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2017/832 E., 2018/12545 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile)Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
310 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın tarafından 06.12.2016 tarihli temyiz talebinin reddine ilişkin ek karar ve asıl kararda kusur belirlemesi ile manevi tazminat yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosya kapsamından davalı kadına, temyiz masraflarını yatırmasına dair muhtıranın, 24.11.2016 tarihinde tebliğ edildiği, davalının 01.12.2016 tarihinde muhtırada belirtilen posta giderlerini posta yolu ile yatırdığı ve buna ilişkin dekontun da dosyaya ibraz edildiği, bu sebeple temyizin süresinde olduğu anlaşılmakla, davalı kadının temyiz talebinden vazgeçmiş sayılmasına ilişkin ek karara yönelik temyiz talebinin kabulüne, 06.12.2016 tarihli ek kararın bozularak kaldırılmasına ve dosyanın esastan incelemeye alınmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
a-Mahkemece tarafların eşit kusurlu olduğu gerekçesiyle boşanmalarına karar verilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden mahkemece davalı kadına yüklenen sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığı vakıasının ispatlanamadığı, bu nedenle ispatlanamayan bu vakıanın kadına kusur olarak yüklenemeyeceği anlaşılmaktadır. Mahkemece kabul edilen ve gerçekleşen diğer kusurlu davranışlara göre boşanmaya sebebiyet veren vakıalarda davacı erkek tamamen kusurlu olup, boşanma davasının reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru değil ise de boşanma hükmü temyizin kapsamı dışında bırakıldığından bozma nedeni yapılmamış yanlışlığa değinilmekle yetinilmiştir.
b-Boşanma sonucu tazminata hükmedilebilmesi için tazminat yükümlüsünün kusurlu, talep eden eşin ise kusursuz veya daha az kusurlu olması gerekir. Yukarıda 2. bentte açıklanan sebeple davalı kadının boşanmayı gerektiren kusurlu bir davranışı ispatlanamamıştır. Bu nedenle davacı erkeğin manevi tazminat isteminin reddi gerekirken, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2017/832, K. 2018/12545, 6 Kasım 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama