KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2018/1134 E., 2018/4060 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mart 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
275 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Anayasanın 141/3. maddesi "bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır” buyurucu hükmünü içermektedir.
Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297. maddesinde de kararın kapsayacağı hususlar ayrıntılı biçimde belirtilmiş olup, bu maddenin 3. bendine göre, mahkeme kararlarında iki tarafın sav ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşmadıkları hususlar, çekişmeli konular hakkında toplanan deliller, delillerin tartışılması, ret ve üstün tutulma nedenleri, sabit görülen vakıalarda bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebebin açıkça gösterilmesi zorunludur, Yerel Mahkeme kararında, “ ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikle geçimsizlik sabit olduğu,
tarafların bir araya gelmedikleri anlaşılmış olup, tarafların evli kalmasında artık bir menfaatin bulunmadığı, aradan geçen süre içerisinde tarafların bir araya gelmediği dolayısıyla evlilik birliğinin kağıt üzerinde kaldığından bu evliliğin yaşamsal anlam ve öneminin kalmadığı sosyal toplum bazında da bu şekilde devam eden evliliğin fayda getirmeyeceği " belirtilerek, Türk Medeni Kanununun 166/1 maddesi uyarınca davanın kabulüne karar verilmiş, boşanma davasının kabulüne dayanak "vakıalar" ve taraflara yüklenen kusurlar ayrı ayrı gerekçede gösterilmemiştir.
Yerel mahkemenin hangi delillerle sonuca ulaştığını değil, dayanılan delillerde yer alan hangi vakıanın kabul edildiğini Yargıtay denetimine elverişli şekilde gerekçeli olarak açıklaması zorunludur. Bu nedenle, gerekçesiz şekilde hüküm kurulması da usul ve yasaya aykırı olduğundan, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2018/1134, K. 2018/4060, 28 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama