KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2018/1398 E., 2018/13148 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2018
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
284 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından, erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi, tazminat ve nafaka miktarları yönünden; davalı-karşı davacı erkek tarafından ise kadının davasının kabulü, kusur belirlemesi, kadın lehine hükmolunan tazminat ve nafakalar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı-karşı davacı erkeğin tüm, davacı-karşı davalı kadının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkemece, davacı-karşı davalı kadının eşine aşağılayıcı ifadeler kullandığı gerekçesiyle davalı-karşı davacı erkeğin boşanma davasının kabulüne karar verilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davacı-karşı davalı kadına yüklenen eşine aşağılayıcı ifadeler kullandığı eyleminin dava tarihinden 7 yıl öncesine ait olduğu, tarafların o tarihten bu yana aynı evde birlikte yaşamaya devam ettikleri, dolayısıyla erkeğin, kadının bu eylemini affettiği, en azından hoşgörü ile karşıladığı, bu nedenle "eşine aşağılayıcı ifadeler kullandığı" vakıasının kadına kusur olarak yüklenemeyeceği anlaşılmaktadır.
Gerçekleşen bu durum karşısında, davacı-karşı davalı kadının boşanmaya sebebiyet verecek herhangi bir kusuru kanıtlanamamıştır. Bu itibarla, davalı-karşı davacı erkeğin boşanma davasının reddi gerekirken, delillerin takdirinde hataya düşülerek yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2018/1398, K. 2018/13148, 20 Kasım 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama