KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2018/1463 E., 2018/3540 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Mart 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma-Ziynet Eşyalarının İadesi
Karar Metni
257 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Türk Medeni Kanununun 166/1-2 maddesi uyarınca; boşanma kararı verilebilmesi için evlilik birliğinin, ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığının sabit olması gerekir. Mahkemece, "Ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte geçemsizlik sabit olduğu, tarafların bir araya gelmedikleri, evli kalmalarında artık bir menfaatin bulunmadığı, aradan geçen süre içerisinde tarafların bir araya gelmediği dolayısıyla evlilik birliğinin kağıt üzerinde kaldığı, bu evlililiğinin yaşamsal anlam ve öneminin kalmadığı, sosyal toplum bazında da bu şekilde devam eden evliliğin fayda getirmeyeceği" sebebi ile tarafların boşanmalarına karar verilmiştir.
Dinlenen davacı tanıklarının sözleri Türk Medeni Kanununun 166/1 maddesinde yer alan temelinden sarsılma durumunu kabule elverişli olmayan, bizzat görgüye dayalı beyanlar olmayıp hükme esas alınamaz. Davalı erkek ise süresinde tanık deliline dayanmamıştır. Türk Medeni Kanununun 166/1-2 maddesine göre boşanmaya karar verilebilmesi için davalının az da olsa kusurlu olduğunun kanıtlanmış olması gerektiği, mahkeme gerekçesinin aksine fiili ayrılığın tek başına boşanma sebebi olamayacağı, bu haliyle davalı erkeğe atfı mümkün herhangi bir kusurun kanıtlanamadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda davanın reddi gerekirken delillerin takdirinde hataya düşülerek yetersiz gerekçe ile boşanmaya karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2018/1463, K. 2018/3540, 19 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama