KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2018/1489 E., 2019/1334 K.·Davacı-davalı
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Şubat 2019
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Davalı-davacı
- ...
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
306 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından; maddi ve manevi tazminatın miktarları yönünden, davalı-karşı davacı erkek tarafından ise; kadının davasının kabulü, kusur belirlemesi, nafakalar ve tazminatlar yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 19/02/2019 günü duruşmalı temyiz eden davalı-karşı davacı ... vekili Av. ... ile karşı taraf temyiz eden davacı-karşı davalı ... Uysal vekili Av. ... geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ait temyiz itirazlarının incelenmesi artık mümkün bulunmamasına göre, davalı-karşı davacı erkeğin tüm temyiz itirazları yersizdir.
2-Davacı-karşı davalı kadının hasren yapılan temyiz incelemesine gelince;
Mahkemece verilen hüküm, tarafların temyizi üzerine, Dairemizce; "Davacı-karşı davalı kadın yararına hükmolunan maddi ve manevi tazminatların az olduğu" gerekçesiyle bozulmuştur. Mahkemece bozmaya uyularak maddi ve manevi tazminatlar yönünden yeniden verilen hüküm, bozma ile güdülen amaca uygun olmayıp yine azdır. Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları bozmaya yol açan olaylardaki kusur durumları gözetilerek davacı-karşı davalı kadın yararına uygun miktarda maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerekir. Bu yönler gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2018/1489, K. 2019/1334, 19 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama