KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2018/1752 E., 2018/13147 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2018
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
313 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından kusur belirlemesi ve velayet yönünden; davalı-karşı davacı kadın tarafından ise kusur belirlemesi, iştirak nafakası miktarı ve reddedilen tazminat ve yoksulluk nafakası talepleri yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre davacı-karşı davalı erkeğin tüm, davalı-karşı davacı kadının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2- Mahkemece boşanmaya sebep olan olaylarda taraflar eşit kusurlu kabul edilerek her iki boşanma davasının kabulüne karar verilmişse de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden mahkemece kabul edilen ve gerçekleşen tarafların kusurlu davranışları yanında erkeğin annesinin evliliğe müdahalesine sessiz kaldığı anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu duruma göre boşanmaya neden olan olaylarda davalı-karşı davacı kadına oranla davacı-karşı davalı erkeğin daha ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Hal böyleyken, tarafların eşit kusurlu kabul edilmesi doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir.
3-Yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple boşanmaya sebebiyet veren vakıalarda davacı-karşı davalı erkek ağır kusurlu olup, bu kusurlu davranışlar aynı zamanda kadının kişilik haklarına saldırı teşkil eder niteliktedir. Kadın boşanma sonucu en azından eşinin maddi desteğinden yoksun kalmıştır. Kadın yararına Türk Medeni Kanunu'nun 174/1-2. maddesi koşulları oluşmuştur. Tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kusurların ağırlığı ve hakkaniyet ilkesi çerçevesinde kadın yararına maddi ve manevi tazminat takdiri gerekirken yazılı şekilde reddine karar verilmesi doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2018/1752, K. 2018/13147, 20 Kasım 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama