KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2018/2758 E., 2019/4315 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Nisan 2019
- Mahkemesi
- Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Davacı-davalı
- ...
- Davalı-davacı
- ...
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
335 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından her iki boşanma davası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı-karşı davalı erkeğin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-İlk derece mahkemesi, davacı-karşı davalı erkeğin dışarıda alkol alarak eve geç geldiği, davalı-karşı davacı kadının eşine fiziksel şiddet uyguladığı, kadının ağır kusurlu olduğu gerekçesiyle, kadının boşanma davasının reddine, erkeğin davasının kabulüyle tarafların boşanmalarına, ortak çocuğun velayetinin babaya bırakılmasına, kadının yoksulluk nafakası ile maddi ve manevi tazminat talebinin reddine karar vermiş, davalı-karşı davacı kadın tarafından her iki boşanma davası yönünden istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, istinaf incelemesini yapan bölge adliye mahkemesince.
“İlk derece mahkemesinin erkeğe yüklediği kusurlara ek olarak erkeğin başka kadınlarla görüşmek suretiyle güven sarsıcı davranışta bulunduğu, kadına kusur olarak yüklenen fiziksel şiddet vakıasının ispatlanamadığı ve erkeğin tam kusurlu olduğu gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının tümüyle kaldırılmasına, yeniden hüküm oluşturularak, erkeğin davasının reddine, kadının davasının kabulüyle tarafların boşanmalarına, kadın lehine 500,00 TL tedbir 250,00 TL yoksulluk nafakasına, 15.000,00 maddi ve 15.000,00 manevi tazminata karar verilmiştir.
Ancak bölge adliye mahkemesince davacı-karşı davalı erkeğe yüklenen "Güven sarsıcı davranış” vakıasının mevcut delil durumuna göre ispatlanamadığı anlaşılmaktadır. Davacı-karşı davalı erkeğe yüklenen diğer kusurlu davranışlar ise kadının kişilik haklarına saldırı teşkil edecek nitelikte değildir. Türk Medeni Kanunu'nun 174/2. maddesinde düzenlenen manevi tazminatın koşulları kadın lehine oluşmamıştır.
Bu husus gözetilmeden kadın yararına manevi tazminata hükmedilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2018/2758, K. 2019/4315, 9 Nisan 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama