KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2018/2776 E., 2019/2066 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Mart 2019
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Davacı-davalı
- ...
- Davalı-davacı
- ...
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
410 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın tarafından; boşanma hükmünün kurulması, tazminatların ve nafakaların miktarı yönünden, davalı-davacı erkek tarafından ise; her iki boşanma davası ve fer'ileri yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 04/03/2019 günü duruşmalı temyiz eden davacı-davalı ... Özdemir vekili Av. ... ile karşı taraf duruşmalı temyiz eden davalı-davacı ... vekili Av. ... geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Taraflarca açılan boşanma davalarının (TMK m. 166/1) yapılan yargılaması sonunda mahkemece verilen ilk hüküm Dairemizin 28.11.2017 tarihli ilamı ile "..Mahkemece, hem erkeğin boşanma davası ile yine erkeğin maddi ve manevi tazminat isteklerinin reddine karar verilip hem de erkeğin boşanma talebi bakımından boşanmalarına yer olmadığına ve tazminat istekleri yönünden de hüküm kurulmasına yer olmadığına dair karar verilmesi çelişkiye sebebiyet vermiştir.
Gerçekleşen bu durum karşısında, hüküm kısmı kendi içinde çelişkili olup, yaratılan bu çelişki tek başına bozma sebebi oluşturduğundan, hükmün münhasıran bu sebeple bozulması gerekmiştir". şeklindeki gerekçe ile bozulmasına karar verilmiş, mahkemece bozma ilamına uyularak kadının davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına, erkeğin birleşen boşanma davasının ise reddine karar verilmiştir.
Mahkemece verilen ilk hüküm Dairemizin 28.11.2017 tarihli bozma ilamı ile tamamen ortadan kalktığından mahkemece boşanma davaları hakkında yeniden hüküm tesis edilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu itibarla erkeğin birleşen boşanma davası yönünden yapılan incelemede, toplanan delillerle davacı-davalı kadının eşyalarını almak için ortak konuta geldiğinde, eşine hakaret ettiği, eşine ... atıp eşinin göğsünü yumrukladığı anlaşılmaktadır.
Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkân vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı karşısında davalı-davacı erkek dava açmakta haklıdır. Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre, davalı-davacı erkeğin davasının da kabulü ile boşanmaya karar verilecek yerde, yetersiz gerekçe ile erkeğin davasının reddi doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2018/2776, K. 2019/2066, 4 Mart 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama