KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2018/301 E., 2019/2335 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Mart 2019
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
385 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın tarafından hükmün tamamı yönünden; temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı kadının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-İlk derece mahkemesince, davacı erkek tarafından 07.10.2015 tarihinde ikame olunan boşanma davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına, ortak çocuğun velayetinin davalı anne üzerinde bırakılmasına, ortak çocuk için hükmedilen aylık 250,00 TL tedbir nafakasının kararın kesinleşmesine müteakip aynı miktarda iştirak nafakası olarak her ay davacıdan alınarak davalıya verilmesine, davalı kadının tedbir ve yoksulluk nafakası talebinin reddine, davacı erkek lehine 5.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacı erkeğin manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş, ilk derece mahkemesince verilen 04.04.2017 tarihli bu karar davalı kadın tarafından hükmün tamamına yönelik olarak istinaf edilmiştir.
İstinaf incelemesini yapan bölge adliye mahkemesince dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesince boşanmaya neden olan olaylarda, davalı kadının, davacı erkeğe göre daha ağır kusurlu olduğu kabul edilerek davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına hükmedilmiş ise de; davalı kadına yüklenen "Eşinin ailesini istemediği" hususu dosya içeriğinden sabit olmadığından davalı kadına kusur olarak yüklenilemez. Mahkemece kabul edilen ve gerçekleşen tarafların diğer kusurlu davranışları karşısında boşanmaya sebebiyet veren olaylarda eşit kusurlu olduklarının kabulü gerekir. Bu husus gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
3-Yukarıda 2. bentte de açıklandığı üzere boşanmaya neden olan olaylarda; her iki eş de eşit derecede kusurlu olup, birinin kusurunu diğerinin kusurundan üstün tutmak mümkün bulunmamaktadır. O halde, eşit kusurlu eş yararına maddi tazminata hükmedilemez (TMK m. 174/1). Bu durumda; davacı erkeğin maddi tazminat talebinin reddine karar verilecek yerde yazılı şekilde maddi tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2018/301, K. 2019/2335, 7 Mart 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama