KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2018/3076 E., 2018/9477 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Eylül 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
234 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı erkek tarafından kusur belirlemesi yönünden; davalı kadın tarafından kararın tümü yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı erkek TMK'nun 166/1. maddesine davalı boşanma davası açmış, mahkemece tarafların fiilen ayrı yaşadıkları belirtilerek evlilik birliğinin sarsıldığı gerekçesiyle boşanmalarına hükmedilmiştir.
Mahkemenin "Tarafların birlikte yaşadıkları 5-6 aylık zaman dilimi ve sonrası dönemde yaşandığı iddia edilen eylemlere ilişkin davacı tanıkları müşterek çocukların beyanlarının, kendilerini büyüten babanneleri olması ve annesinden görmediği şefkati babaannelerinden görmelerine rağmen, annesinin babaannesine yönelik darp eylemini babaannesinin vefatından sonra söylemelerinin çocukların yaşları da dikkate alındığında beyanlarının inandırıcılığını kaybettiği, yönlendirmeye dayalı olarak dava dilekçe doğrultusunda beyanda bulundukları kanaatine varılarak değerlendirmeye esas alınmadığı, bu kapsamda boşanmaya dayalı olaylarda davalı tarafa atfedilecek bir kusur bulunamadığına" dair kabulü hayatın olağan akışına, dosyada bulunan delillere ve oluşa uygundur.
Tarafların nedensiz olarak ayrı yaşamaya başladıkları ileri sürülmüş ise de ortada terke dayalı bir dava bulunmamaktadır. Davalı kadının mahkemeninde kabulünde olduğu üzere herhangi bir kusurlu davranışı ispatlanamamıştır. Bu itibarla davanın reddi gerekirken delillerin takdirinde hataya düşülerek yazılı şekilde boşanmaya karar verilmesi usul ve kanuna aykarıdır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2018/3076, K. 2018/9477, 18 Eylül 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama