KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2018/3256 E., 2019/4765 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Nisan 2019
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
309 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-karşı davacı erkek tarafından velayet ve vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-karşı davacı erkeğin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Dava; taraflarca karşılıklı olarak açılan Türk Medeni Kanunu'nun 166/1. maddesine dayalı evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki nedenine dayalı boşanma davası olup, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda her iki tarafın açtığı davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına, ortak çocukların velayetlerinin anneye bırakılmasına ve çocuklar lehine tedbir ve iştirak nafakalarına hükmedilmiş, erkeğin maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir. İlk derece mahkemesince verilen bu hükme karşı, davalı- karşı davacı erkek tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf incelemesini yapan bölge adliye mahkemesince dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; davalı-karşı davacı erkeğin kusur belirlemesi ve tazminatlara yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile bu konuda yeniden eda hükmü oluşturulmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ne var ki, bölge adliye mahkemesince davalı-karşı davacı erkeğin sair istinaf taleplerinin esastan reddine karar verildiği halde ret kararı ile yetinilecek yerde bu kısımlar yönünden yeniden eda hükmü kurulması doğru değil ise, de bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, bu yönlerden hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir (HMK m. 370/2).
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2018/3256, K. 2019/4765, 16 Nisan 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama