KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2018/4246 E., 2018/8925 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Eylül 2018
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma-Ziynet Alacağı
Karar Metni
308 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından; reddedilen boşanma davası yönünden, davalı erkek tarafından ise; her iki davada verilen kararlar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı kadının tüm, davalı erkeğin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür (TMK m.6). Davacı kadın dava dilekçesiyle düğünde takılan ziynetlerin erkek tarafından iade edileceği sözü ile alındığını, ancak kendisine iade edilmediğini belirterek, bu ziynetlerin aynen, mümkün değilse bedelini talep etmiştir.
Davalı erkek ise cevap dilekçesi ve duruşmadaki beyanında ziynet eşyalarının bir kısmını davacı kadının kendi ihtiyaçları için bozdurduğuna, bir kısmını ise giderken yanında götürdüğünü beyan etmiştir. Mahkemece her ne kadar davalının beyanı nedeniyle davacıda olan ispat yükünün yer değiştirdiği belirtilerek davacı kadının ziynet talebinin kabulüne karar verilmişse de; ziynet eşyalarının davalı erkek tarafından alındığı konusundaki ispat yükü halen davacı kadındadır.
Dosya kapsamında tanıkların ziynetlere ilişkin herhangi bir beyanı yoktur. Dosyada iddiayı kanıtlamaya elverişli başkaca bir delil de bulunmamaktadır. Davacı kadın yemin deliline dayanmamış, gösterdiği diğer delillerle de dava konusu ziynet eşyalarının erkek tarafından elinden alındığını ispat edememiştir. Bu durumda mahkemece, davacı kadının ziynet alacağı davasının reddi gerekirken, kabulü doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2018/4246, K. 2018/8925, 11 Eylül 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama