KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2018/4457 E., 2018/10010 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2018
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
276 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek tarafından kusur belirlemesi, nafakalar ve tazminatlar yönünden; davalı-davacı kadın tarafından ise nafakalar ve tazminatların miktarı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı-davalı erkek ve davalı- davacı kadının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkemece, boşanmaya sebep olan olaylarda, davacı-davalı erkeğin tamamen kusurlu olduğu kabul edilerek tarafların boşanmalarına karar verilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davalı-davacı kadının da eşine hakaret ettiği ve davacı-davalı erkek tarafından dava dilekçesi ile bu vakıaya dayanıldığı, gerçekleşen bu vakıalara göre davacı-davalı erkeğin davalı-davacı kadına nazaran ağır kusurlu olduğu anlaşılmaktadır. Davacı-davalı erkeğin tamamen kusurlu kabul edilmesi doğru değil ise de; boşanma kararı sonucu itibarıyla doğru olup, kararın kusur belirlemesine ilişkin gerekçesinin düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir (HUMK m. 438/son).
3-Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre davalı-davacı kadın yararına hükmedilen iştirak nafakası azdır. Mahkemece Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun miktarda nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2018/4457, K. 2018/10010, 26 Eylül 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama