KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2018/4822 E., 2019/6514 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Mayıs 2019
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma - Ziynet Alacağı
Karar Metni
310 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından kusur belirlemesi, aleyhine hükmedilen tazminat, nafaka ve ziynet alacağı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 119/1-e-f, 129/1-e-f maddeleri uyarınca, taraflar dava veya cevap dilekçelerinde iddia ve savunmasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerini ve iddia edilen her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceğini açıkça göstermekle yükümlüdür. Davacı kadının dava dilekçesinde herhangi bir delile dayanmadığı anlaşılmaktadır. Somut olayda açıkça tanık deliline dayanılmadığı halde, mahkemece davacı kadının tanıkları dinlenerek davalı erkeğe kusur yüklenmesi doğru olmamıştır. Bu nedenle davanın reddi gerekirken, kabulü doğru değilse de, boşanma hükmü temyiz edilmediğinden bozma sebebi yapılmamış, yanlışlığa değinilmekle yetinilmiştir.
2-Davalı erkeğin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
a-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, erkeğin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
b-Yukarıda 1. bentte açıklandığı üzere boşanmaya neden olaylarda davalı erkeğe atfı kabil bir kusur bulunmamakta olup Türk Medeni Kanunu'nun 174/1-2 maddesi koşulları kadın yararına oluşmamıştır. Bu husus gözetilmeden davalı erkeğin kusurlu kabul edilmesi ve bu yanılgılı kusur belirlemesine bağlı olarak davacı kadın yararına maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
c)Davacı kadın dilekçesinde delile dayanmadığına göre, mahkemece yasaya aykırı olarak verilen süre üzerine gösterilen tanıkların beyanları hükme asas alınarak dava kabul edilemez. O halde, mahkemece ispatlanmayan ziynet alacağı davasının reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2018/4822, K. 2019/6514, 22 Mayıs 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama