KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2018/488 E., 2019/1329 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Şubat 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Davacı-davalı
- ...
- Davalı-davacı
- ...
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
425 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı erkek tarafından, kişisel ilişki ve tedbir nafakası yönünden; davalı-davacı kadın tarafından ise, kusur belirlemesi, velayet, kişisel ilişki, reddedilen tazminatlar ve nafakalar yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 19.02.2019 günü duruşmalı temyiz eden davacı-davalı ... vekili Av. ... geldi. Karşı taraf duruşmalı temyiz eden davalı-davacı ... Novikoya ile vekili gelmedi. Gelenin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davalı-davacı kadının birden fazla kez sadakat yükümlülüğünü ihlal eylemine karşılık davacı-davalı erkeğinde eşine fiziksel şiddet uyguladığı ve hakaret ettiği, ancak şu hale göre de, boşanmaya sebebiyet veren olaylar dikkate alındığında mahkemece davalı-davacı kadının ağır kusurlu bulunmasında bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre, tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkemece, ortak çocuk 06.06.2014 doğumlu Arvin'in velayeti davacı-davalı babaya bırakılmış, ortak çocuk ile annenin arasında “Farklı yerlerde ikamet etmeleri" dikkate alınarak yazılı şekilde kişisel ilişki düzenlenmiştir.
Taraflar mevcut duruma göre ayrı şehirde yaşıyor olmakla birlikte, günümüz ulaşım olanaklarındaki kolaylık gözetildiğinde, kişisel ilişkiye dair düzenleme yapılırken, taraflar bu hususun açıkça dikkate alınmasını talep etmemişlerse, “ayrı şehir”, “aynı şehir” ayrımına gidilmesinin de önemi bulunmamaktadır.
Bu bakımdan, aynı şehir ayrı şehir ayrımına gidilmeksizin annelik duygularını tatmine elverişli, çocuğun da anne sevgisi ve şefkatini tatmasına yeterli, daha uygun süreyle kişisel ilişki tesis edilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır. Ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2018/488, K. 2019/1329, 19 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama