KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2018/4886 E., 2018/9899 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile)Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
251 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından lehine hükmolunan manevi tazminat miktarı yönünden; davalı-karşı davacı kadın tarafından ise kendi davasının reddi, erkeğin davasının kabulü yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-karşı davacı kadının aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkemece boşanmaya sebebiyet veren olaylarda davalı-karşı davacı kadın tam kusurlu kabul edilerek davacı-karşı davalı erkeğin davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verilmiş ise de, yapılan yargılama, taraf beyanları ve toplanan delillerden; tarafların, kadının sadakatsizliğine konu son olay nedeniyle bir süre cezaevinde tutuklu kaldıkları, 17.12.2014 tarihinde tahliye olduktan sonra ise bir araya geldikleri ve 30.04.2015 tarihine kadar da ortak konutta birlikte yaşadıkları anlaşılmaktadır.
Taraflar bir arada yaşamaya devam ettiklerine göre davacı-karşı davalı erkek, davalı-karşı davacı kadının sadakatsizliğe yönelik davranışlarını affetmiş en azından hoşgörüyle karşılamış sayılır. Affedilmiş veya hoşgörü ile karşılanmış bu olaylar artık davalı kadına kusur olarak yüklenemez. Kadının boşanmayı gerektirir başkaca bir kusurlu davranışının varlığı da ispatlanamadığına göre, erkeğin boşanma davasının reddi gerekirken, kabulü doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2018/4886, K. 2018/9899, 25 Eylül 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama