KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2018/4979 E., 2019/2446 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Mart 2019
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Davacı-davalı
- ...
- Davalı-davacı
- ...
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
355 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-davacı erkek tarafından kusur belirlemesi, kadın lehine hükmedilen tazminatlar ve nafakalar yönünden; davacı-davalı kadın tarafından ise katılma yolu ile tazminatların ve nafakanın miktarı ve lehine vekalet ücreti hükmedilmemesi yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 11.03.2019 günü duruşmalı temyiz eden davalı-davacı ... vekili Av. ... ile karşı taraf temyiz eden davacı-davalı ... vekili Av. ... geldiller.
Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve özellikle yargıtay bozma ilamından sonra yerel mahkemece kesinleşen yönlere ilişkin yeniden karar verilemeyeceği, verilmiş ise, yok hükmünde sayılacağından; mahkemenin 11.06.2015 tarih ve 2013/303 esas 2015/470 karar sayılı ilk kararındaki erkeğin boşanma davasında verilen boşanma hükmü Yargıtay denetiminden de geçerek kesinleştiği halde, mahkemenin bozmadan sonraki 19.04.2018 tarihli ikinci kararında, erkeğin boşanma davasında boşanma konusunda yeniden hüküm oluşturulmasının yok hükmünde olduğu,
bu nedenle davacı-davalı kadın lehine vekalet ücretine hükmedilemeyeceğinin anlaşılmasına göre davalı-davacı erkeğin tüm, davacı-davalı kadının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumlarına, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur derecelerine, paranın alım gücüne, ihlal edilen mevcut ve beklenen menfaatlerin kapsamına nazaran, davacı-davalı kadın yararına hükmolunan maddi tazminat azdır. Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanunu'nun 50 ve 51. maddesi hükümleri nazara alınarak, daha uygun miktarda maddi tazminat (TMK m. 174/1) takdiri gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2018/4979, K. 2019/2446, 11 Mart 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama