KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2018/5524 E., 2018/11020 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ekim 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile)Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
275 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından kusur belirlemesi, tazminatlar ve nafakalar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı-karşı davalı kadının sair temyiz itirazları yersizdir.
2-Yapılan yargılama ve toplanan delillerden davalı-karşı davacı erkeğin, davacı-karşı davalı eşine küçük düşürücü davranışlarda bulunduğu vakıasına davacı-karşı davalı kadın tarafından dava dilekçesinde dayanılmış, dinlenen tanık beyanları kapsamına göre bu vakıa kanıtlanmıştır. Mahkemece kabul edilen ve gerçekleşen tarafların diğer kusurlu davranışlarına göre boşanmaya sebebiyet veren olaylarda davalı-karşı davacı erkeğin, davacı-karşı davalı kadına nazaran ağır kusurlu olduğu anlaşılmaktadır. Yanılgılı değerlendirme sonucu tarafların eşit kusurlu olduğunun kabulü doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir.
3-Yukarıda 2. bentte açıklandığı üzere boşanmaya sebep olan olaylarda davalı-karşı davacı erkeğin davacı-karşı davalı kadına nazaran ağır kusurlu olup, erkeğin kusurlu davranışları kadının kişilik haklarına saldırı teşkil eder nitelikte olduğu gibi, boşanma sonucu kadın erkeğin maddi desteğinden yoksun kalacaktır. Türk Medeni Kanunu'nun 174/1-2. maddesi koşulları kadın yararına oluşmuştur. Bu duruma göre davacı-karşı davalı kadın yararına tarafların ekonomik ve sosyal durumları kusurun ağırlığı ve hakkaniyet kuralları gözetilerek uygun miktarda maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, hatalı kusur belirlemesi sonucu kadının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2018/5524, K. 2018/11020, 15 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama