KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2018/5528 E., 2018/10290 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Ekim 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma ve Ziynet Alacağı
Karar Metni
300 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından boşanma ve ziynet alacağı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davalı erkeğin dilekçelerin karşılıklı verilmesi aşamasında tanık deliline dayanmadığının anlaşılmasına göre, aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Davacı kadın, dava dilekçesinde ziynet eşyalarının bedelinin ödenmesini talep etmiştir. Tefhim edilen kısa kararda ve hükümde bilirkişi raporuna atıfta bulunularak ziynetlerin bedeli olan 25.000 TL'nin davalı erkekten tahsili ile davacı kadına ödenmesi şeklinde hüküm kurulmuş, ancak hüküm altına alınan ziynetlerin cins, nitelik, miktar ve değerleri ayrı ayrı gösterilmemiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesinin (2.) fıkrasında; hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerektiği, aynı Yasanın 298. maddesinin (2.) fıkrasında da. gerekçeli kararın, tefhim edilen hükme aykırı olamayacağı hükme bağlanmıştır.
Gerek tefhim edilen ve zabıtla belirlenen kararda, gerekse buna uygun düzenlenmesi zorunlu gerekçeli kararda hüküm altına alınan eşyanın cins, nitelik, miktar ve değerlerinin ayrı ayrı gösterilmesi ve taraflara yüklenen borç ile tanınan hakkın infazda güçlük çıkarmayacak biçimde belirtilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2018/5528, K. 2018/10290, 1 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama