KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2018/563 E., 2018/13719 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2018
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma-Ziynet Alacağı
Karar Metni
279 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı kadın dava dilekçesinde düğünde takılan davaya konu 8 adet 22 ayar 20 gram bileziğin aynen, olmadığı takdirde şimdilik 400 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsilini talep etmiştir. Mahkemece, davacı taraf 8 adet bileziğin aynen veya nakten iadesini istemiş ise de; 07/05/2015 tarihli bilirkişi raporunda belirtilen 4 adet bileziğin nakti değeri olan 5.395,20 TL'nin dava tarihi olan 23/05/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, dair hüküm kurulmuş, ancak dava konusu olan ziynetlerin ayrı ayrı cins, gram, ayar ve değerleri gerekçe ve de hükümde gösterilmemiştir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesinin (2.) fıkrasında; hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerektiği, aynı Kanun'un 298. maddesinin (2.) fıkrasında da gerekçeli kararın, tefhim edilen hükme aykırı olamayacağı hükme bağlanmıştır.
Gerek tefhim edilen kısa kararda, gerekse buna uygun düzenlenmesi zorunlu gerekçeli kararda hüküm altına alınan eşyanın cins, nitelik, miktar ve değerlerinin ayrı ayrı gösterilmesi ve taraflara yüklenen borç ile tanınan hakkın infazda güçlük çıkarmayacak biçimde belirtilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırıdır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2018/563, K. 2018/13719, 28 Kasım 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama