KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2018/5891 E., 2019/5257 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Mayıs 2019
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
482 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-karşı davacı erkek tarafından, kendi davasının reddi, kusur belirlemesi, tazminatlar, nafaka ve yargılama masrafları yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı erkeğin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdr.
2-Davacı-karşı davalı kadının, 2015 yılında yapılan ekonomik sosyal durum araştırmasında her ne kadar çalışmadığı görülmekte ise de istinaf aşamasında hazırlanan sosyal inceleme raporunda kadının çalıştığını beyan ettiği görülmektedir. Bu nedenle davacı-davalı kadının, çalışma durumunun, ne zaman çalışmaya başladığının, çalışıyor ise işinin sabit ve gelirinin sürekli olup olmadığının ve kendisini yoksulluktan kurtaracak miktarda bulunup bulunmadığının araştırılarak kadın lehine Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesi uyarınca yoksulluk nafakası verilmesi koşullarının oluşup oluşmadığı değerlendirilip, gerçekleşecek sonuca göre karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
3-Dava; kadın tarafından açılan Türk Medeni Kanunu'nun 166/1. maddesinde düzenlenen evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki nedenine dayalı boşanma davası olup ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, erkeğin tamamen kusurlu olduğundan bahisle erkeğin karşı davasının reddine, kadının davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına, ortak çocuğun velayetinin anneye verilmesine, baba ile çocuk arasında kişisel ilişki tesisine, ortak çocuklar lehine tedbir ve iştirak nafakası ödenmesine ve kadın lehine maddi ve manevi tazminat verilmesine karar verilmiş, ilk derece mahkemesince verilen 16.12.2016 tarihli bu karar davalı-karşı davacı erkek tarafından; kendi davasının reddi ile kusur belirlemesi, tazminatlar, velayet ve nafakaların miktarına yönelik olarak istinaf edilmiştir.
İstinaf incelemesini yapan bölge adliye mahkemesince yapılan inceleme sonucunda davalı-karşı davacı erkeğin bir kısım kusurları hükümden çıkartılsa dahi yine de erkeğin kusurlu olduğundan bahisle gerekçeye ilişkin itirazı kabul edilmiş, sair itirazları ise reddedilerek, tarafların boşanma davaları ve ferileri hakkında yeniden hüküm kurulmuştur.
Ne var ki, ilk derece mahkemesince, davacı-karşı davalı kadının boşanma davasının kabulüne ilişkin verilen karar, davalı-karşı davacı erkek tarafından istinaf edilmemek suretiyle kesinleşmiştir. Bu nedenle, istinaf incelemesi neticesinde bölge adliye mahkemesince erkeğin boşanma talebi yönünden "Karar verilmesine yer olmadığına" yönünde karar verilmesi gerekir iken, "Erkeğin boşanma talebinin reddi" yönünde karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir. Ayrıca bölge adliye mahkemesince davalı-karşı davacı erkeğin sair istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği halde, reddedilen istinaf talepleri hakkında ret kararı ile yetinilecek yerde tazminat, nafaka, velayet ve yargılama giderleri hakkında yeniden hüküm kurulması doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2018/5891, K. 2019/5257, 2 Mayıs 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama