KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2018/6535 E., 2019/796 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Şubat 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Davacı-davalı
- ...
- Davalı-davacı
- ...
- Dava türü
- Tedbir Nafakası-Boşanma
Karar Metni
327 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından, nafakaların miktarları, yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden; davalı-karşı davacı erkek tarafından ise, kusur belirlemesi, kadın yararına hükmedilen tedbir nafakası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ait temyiz itirazlarının incelenmesi artık mümkün bulunmamasına göre, davalı-karşı davacı erkeğin tüm, davacı-karşı davalı kadının ise aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Davacı-karşı davalı kadın tarafından açılan tedbir nafakası davası mahkemece reddedilmiş, Dairemizin 18.11.2015 tarihli ilamı ile “Kadının tedbir nafakası davasının kabulü ile uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerektiği” gerekçesi ile bozulmuştur. Mahkemece bozmaya uyulduğuna göre bozma gereğince hüküm tesis edilmesi zorunludur. O halde; davacı-karşı davalı kadın yararına, tedbir nafakası davasının kabulü sebebiyle vekalet ücreti takdiri gerekirken, bu yönde hüküm tesis edilmeyip, vekalet ücreti konusunda “Bozma öncesi verildiğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına” karar verilmesi doğru bulunmamıştır (HMK md. 323).
3-Yukarıda 2. bentte açıklandığı üzere kadının davasının kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile ilk hüküm bozulduğuna göre, ilk hüküm ve sonrasında davacı-karşı davalı kadın tarafından yapılması gereken harç ve yargılama giderlerinin davalı-karşı davacı erkekten tahsiline karar verilmesi gerekirken, sadece bozma sonrası yapılan yargılama giderlerinin hesaplanması ile harç konusunda da “Daha öncesinde karar verildiğinden, karar verilmesine yer olmadığına" şeklinde karar verilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2018/6535, K. 2019/796, 11 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama