KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2018/6989 E., 2019/3458 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Mart 2019
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
392 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı erkek tarafından kusur belirlemesi ve tedbir nafakası yönünden; davalı kadın tarafından ise tüm yönlerden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 26.03.2019 günü duruşmalı temyiz eden davalı ... ile vekilleri Av. ... ve Av.... ve karşı taraf temyiz eden davacı ... vekili Av. ... geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı erkeğin tüm, davalı kadının ise aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Tüm dosya kapsamından; davalı kadına kusur olarak yüklenen erkeğin önceki evliliğinden olan kızına “Küçük o..pu" dediğine ilişkin vakıa; davacı erkek tarafından dilekçelerin karşılıklı verilmesi aşamasında usulünce ileri sürülmediği, bir başka deyişle açıkça işbu vakıaya dayanılmadığı, bu sebeple davalı kadına hakaret vakıasının kusur olarak yüklenemeyeceği, ayrıca yine davalı kadına davacı erkeğin önceki evliliğinden olan kızının tanıklığına istinaden kusur olarak yüklenen “Bu ev senin değil” beyanından sonra da yine kızının kendi beyanından açıkça anlaşıldığı üzere;
davacının kızı ile davalı kadının, bu olaydan sonra arkadaşlık ilişkilerinin arttığı, bu dönemde aralarında bir sorun bulunmadığı, bu itibarla davacı erkeğin tanık olarak dinlenen kızının bu vakıaya ilişkin sözlerinin de sebep ve saiki olmayan, inandırıcı olmaktan uzak olduğu gibi ayrıca davalı kadına kusur olarak yüklenen bir diğer vakıa olan “Davacının kızına ayrılan odaya davalı kadının kendi eşyalarını koyma" hadisesine ilişkin tanık beyanın da soyut ve genel nitelikte olduğu, ve ispatlanamadığı anlaşılmaktadır.
Gerçekleşen bu durum karşında mevcut delil durumuna göre davacı erkek tarafından davalı kadının bir kusuru ispatlanamamıştır. Bu itibarla davacı erkeğin davasının reddi gerekirken delillerin takdirinde hataya düşülerek yetersiz gerekçe ile boşanmaya karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2018/6989, K. 2019/3458, 26 Mart 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama