KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2018/699 E., 2018/12781 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Kasım 2018
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
411 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen hükmün; kısmen bozulmasına-kısmen onanmasına dair Dairemizin 23.10.2017 gün ve 2016/6292-2017/11476 sayılı ilamıyla ilgili karar düzeltme isteminde bulunulmakla, evrak okundu, gereği düşünüldü;
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 1.10.2011 tarihinde yürürlüğe girmiş ise de, bu Kanuna 6217 sayılı Kanunla ilave edilen geçici 3. maddenin (1.) bendinde, Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanunun 26.09.2014 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ila 454. madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı hükme bağlandığından, karar düzeltme talebinin incelenmesi gerekmiştir.
1-Temyiz ilamında yer alan açıklamalara göre davalı kadının tüm, davacı erkeğin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan karar düzeltme itirazları yersizdir.
2-Dairemizin 23.10.2017 tarihli kısmen onama-kısmen bozma ilamında davacı erkeğin temyiz talebinin kusur belirlemesi ile kadın lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminat yönünden olduğu şeklinde sınırlama yapılarak, hükmün kısmen onanmasına ve kısmen bozulmasına karar verilmiş ise de, davacı erkeğin kendi tazminat talepleri hakkında karar verilmemesine yönelik de temyiz itirazlarının bulunduğu, ancak ilk inceleme sırasında bu hususun gözden kaçırılarak "erkeğin maddi ve manevi tazminat talepleri ile ilgili hüküm kurulmaması” yönünden hükmün incelenmediği anlaşılmakla karar düzeltme isteğinin kısmen kabulüne karar verilmesi gerekmiş erkeğin bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesi sonucunda;
Davacı erkek dava dilekçesinde maddi ve manevi tazminat (TMK m. 174/1-2) talebinde bulunmuştur. Mahkemece bu talepler hakkında olumlu olumsuz karar verilmemesi de doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2018/699, K. 2018/12781, 12 Kasım 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama