KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2018/7318 E., 2018/14492 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Aralık 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
319 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Tebliğ olunacak evrak ve ilan sureti, tebliği çıkaran merciin herkesin kolayca görebileceği bir yerine de asılır. (Teb. K.m29) Tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğe muttali olmuş ise muteber sayılır. Muhatabın beyan ettiği tarih tebliğ tarihi addolunur (Teb.K. m.32) Mahkemece gerekçeli karar davalıya ilanen tebligat yolu ile yapılmış ise de, yeterli adres araştırması yapılmadığı gibi, karar tebliğinde Tebligat Kanunu'nun 29/1-2b hükmü uyarınca divanhanede ilan yapılması gereği yerine getirilmediğinden ilanen tebligat usulüne aykırı olup, geçersizdir. Davalı kadın geçersiz tebligatı 09.04.2008 tarihinde öğrendiğini beyan ederek hükmü 23.04.2018 tarihinde temyiz etmiştir. Bu itibarla davalının temyiz itirazının süresinde olduğunun kabulü gerekmiştir.
2-Davalının temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Davalı kadına dava dilekçesi ve duruşma günü ilanen tebligat yolu ile bildirilmiştir. Ancak mahkemece yeterli adres araştırması yapılmadığı gibi Tebligat Kanunu'nun 29/1-2b hükmü uyarınca divanhanede ilan yapılması gereği yerine getirilmediğinden tebligat usule aykırı olup geçersizdir. Bu durumda davalı kadının savunma hakkı kısıtlanmıştır. (Yargıtay HGK 17.12.2014 tarih, 2013/1372 Esas-2014/1065 karar).
O halde, mahkemece yapılacak iş; davalıya usulüne uygun şekilde dava dilekçesinin tebliği, cevap dilekçesi sunma hakkı tanınması, dilekçelerin karşılıklı verilmesi aşaması tamamlandıktan sonra ön inceleme duruşma gününün tebliği, bundan sonra tarafların iddia ve savunmalar çerçevesinde anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların tespiti (HMK m.140), taraflarca üzerinde anlaşılamayan ve uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek çekişmeli vakıalar için usulüne uygun şekilde delil gösterildiği takdirde tahkikat aşamasına geçilerek gösterilen delillerin toplanması ile bir sonuca ulaşmaktan ibarettir.
Açıklanan bu hususlara riayet edilmeksizin yazılı şekilde davanın esası hakkında hüküm kurulması, davalının hukuki dinlenilme hakkına (HMK m.27) yakırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2018/7318, K. 2018/14492, 13 Aralık 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama