KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2018/7580 E., 2019/150 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ocak 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Davacı-davalı
- ...
- Davalı-davacı
- ...
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
302 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-davacı kadın tarafından; erkeğin kabul edilen davası, kusur belirlemesi, lehine hükmolunan tazminat ve nafaka miktarları ile yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ait temyiz itirazlarının incelenmesi artık mümkün bulunmamasına göre, davalı-davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkemece verilen 14.05.2015 tarihli karara yönelik Dairemizin 18.04.2017 tarihli onama kararı 18.12.2017 tarihli karar düzeltme incelemesi ile kusur belirlemesi ve kadının tazminat taleplerinin reddi yönlerinden kaldırılmış, diğer yönlere ilişkin olarak ise hüküm onanmıştır. Bozulmasına karar verilen hususlar yönünden yeniden yapılan yargılamada kesinleşen kısımlar hakkında yeniden hüküm kurulamaz. Mahkemece bu husus dikkate alınmaksızın kesinleşen; her iki davanın kabulü ile boşanma, tedbir ve yoksulluk nafakası, bozma öncesi yargılama gideri ve vekalet ücretleri yönlerinden yeniden karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3-Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davalı-davacı kadın yararına takdir edilen maddi ve manevi tazminat azdır. Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanunu'nun 50 ve 51. maddesi hükmü dikkate alınarak daha uygun miktarda maddi (TMK m. 174/1) ve manevi (TMK m. 174/2) tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden hüküm tesisi doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2018/7580, K. 2019/150, 15 Ocak 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama