KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2018/7915 E., 2019/83 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Ocak 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Davacı-davalı
- ...
- Davalı-davacı
- ...
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
469 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından 04.06.2018 tarihli tashih kararı ile asıl hüküm yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre davacı-karşı davalı erkeğin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Davacı-karşı davalı erkek yararına hükmedilen maddi tazminat yönünden; bozma öncesi verilen 03.09.2015 tarihli hükümde 2.000,00 TL maddi tazminatın davalı karşı davacıdan alınarak davacı karşı davalıya verilmesine karar verilmiş, bu husus Dairemizin 2016/9721 esas, 2018/987 karar sayılı bozma ilamının kapsamı dışında kalarak kesinleşmiştir. Mahkemece; bozma sonrası yapılan yargılamada davacı-karşı davalı erkek yararına yeniden maddi tazminata hükmedilmiştir. Hal böyle olanca; kesinleşen yönler dikkate alınmaksızın davacı-karşı davalı erkek yararına maddi tazminatın yeniden hüküm altına alınması doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
3-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun “hükmün tashihi başlıklı” 304. maddesinde “Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, mahkemece re'sen veya 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun “Hükmün tashihi başlıklı” 304. maddesinde “Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, mahkemece re'sen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir. Hüküm tebliğ edilmişse hâkim, tarafları dinlemeden hatayı düzeltemez.
Davet üzerine taraflar gelmezse, dosya üzerinde inceleme yapılarak karar verilebilir. Tashih kararı verildiği takdirde, düzeltilen hususlarla ilgili karar, mahkemede bulunan nüshalar ile verilmiş olan suretlerin altına veya bunlara eklenecek ayrı bir kâğıda yazılır, imzalanır ve mühürlenir” denilmektedir. Aynı yasanın 305. maddesinde ise “Hükmün tavzihi” düzenlenmiştir.
Buna göre, “Hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir. Hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez.”
Mahkemece, taraflara tefhim edilen kısa kararda verilen hükmün aksine, gerekçeli karara ek olarak “Tashih şerhi” başlığı ile hükmün 11. bendinde maddi hata yapıldığı belirtilerek bu bent düzeltilmiş ise de; mahkeme tarafından hükme eklenen şerh, tashih değil tavzih kararıdır. Kararın hüküm fıkrasıyla ilgili taraflar arasındaki vekalet ücretine ilişkin uyuşmazlık, maddi hata niteliğinde olmayıp, bu eksiklik hükmün tashihi (HMK m. 304) yoluyla giderilemez.
Hükmün tavzihi (HMK m. 305) yoluyla da taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez. Bu husus ancak temyiz konusu yapılabilir. Bu sebeple mahkeme tarafından talebin reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüyle tashih şerhi şeklinde hükmün değiştirilmesi yukarıda açıklanan yasal düzenlemeye açıkça aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2018/7915, K. 2019/83, 14 Ocak 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama