KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2018/941 E., 2018/12757 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Kasım 2018
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Evliliğin İptali - Boşanma
Karar Metni
339 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından kadının kabul edilen davası, kusur belirlemesi ve yoksulluk nafakası yönünden; davalı-karşı davacı kadın tarafından ise erkeğin kabul edilen davası, kusur belirlemesi, reddedilen tazminat talepleri ve nafakaların miktarı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı-karşı davalı erkeğin tüm, davalı-karşı davacı kadının ise aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2- Mahkemece boşanmaya sebep olan olaylarda tarafların eşit kusurlu olduğu kabul edilerek boşanmalarına karar verilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden davalı-karşı davacı kadına kusur olarak yüklenen "Tarafların evliliği sırasında sağlıkla ilgili sorunlarını erkeğe bildirmediği, bunun sonradan ortaya çıktığı, bu sebeple güven sarsıcı davrandığı" vakıasının evlilik tarihinden önceki döneme ilişkin olması sebebiyle kusur belirlemesine esas alınamayacağı, davacı-karşı davalı erkeğin mahkemece kabul edilen kusurlu davranışlarının yanında ailesinin kadına hakaretlerine sessiz kaldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda boşanmaya neden olan olaylarda erkeğin, kadına oranla ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Yanılgılı değerlendirme sonucu tarafların eşit kusurlu kabul edilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
3-Yukarıda 2. bentte açıklandığı üzere boşanmaya neden olan olaylarda davacı-karşı davalı erkek ağır kusurlu olup, gerçekleşen kusurlu davranışlar aynı zamanda kadının kişilik haklarına saldırı teşkil eder niteliktedir. Türk Medeni Kanunu'nun 174/1-2. maddesi koşulları kadın yararına oluşmuştur. Bu duruma göre, davalı-karşı davacı kadın yararına uygun miktarda maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, hatalı kusur belirlemesine bağlı olarak kadının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddi doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2018/941, K. 2018/12757, 12 Kasım 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama