KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2019/1605 E., 2019/3142 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Mart 2019
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Davacı-davalı
- ...
- Davalı-davacı
- ...
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
261 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-karşı davacı erkek tarafından; kusur belirlemesi, maddi ve manevi tazminat, ortak çocuk Fatma İrem'in velayeti yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, mahkemece bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ait temyiz itirazlarının incelenmesi artık mümkün bulunmamasına göre, davalı-karşı davacı erkeğin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkemece verilen ilk hüküm, iki tarafın temyizi üzerine.
Dairemizin 14.09.2017 tarihli ilamı ile mahkemece kabul edilen ve erkekten kaynaklanan evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olayların kadının kişilik haklarına saldırı niteliğinde olmadığı, Türk Medeni Kanunu m. 174/2 şartlarının kadın yönünden gerçekleşmediği, buna göre de davacı-karşı davalı kadının manevi tazminat talebinin reddi gerekirken kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğundan bahisle bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyulduğu halde, bozma gereğine göre kadının manevi tazminat talebinin reddine karar vermesi gerekirken, bozma kararının kapsamı dışına çıkılarak tekrar kadın yararına manevi tazminata hükmedilmiştir. Bozmaya uyulmuş olması, mahkemenin bozma gereğine göre işlem yapılmasını zorunlu kılar. Mahkemece bu husus dikkate alınmaksızın davacı-karşı davalı kadın lehine manevi tazminat yönünden hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2019/1605, K. 2019/3142, 20 Mart 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama