KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2019/1703 E., 2019/5033 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Nisan 2019
- Mahkemesi
- Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
390 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle ilk derece mahkemesince davalı erkeğe sadakate aykırı davranışı bulunduğu yönünde bir kusur yüklenmediği ve istinaf kanun yoluna yalnızca davalı erkek tarafından başvurulduğu halde, istinaf kanun yoluna başvuran davalının aleyhine olacak şekilde bu vakıanın da davalı erkeğe kusur olarak yüklenmesi doğru değil ise de, davalı erkeğin ilk derece mahkemesi ve bölge adliye mahkemesince kabul edilen ve gerçekleşen diğer kusurlu daranışlarına göre de boşanmaya sebep olan olaylarda tamamen kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Davalı erkek tarafından ilk derece mahkemesi kararının tamamı ile ilgili olarak istinaf kanun yoluna başvurulduğu halde, davalı erkeğin, davacı kadın yararına hükmolunan maddi ve manevi tazminata (TMK m. 174/1-2) yönelik istinaf isteği hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi doğru görülmemiş, bölge adliye mahkemesi kararının bu yönden bozulması gerekmiştir.
3-Boşanan eş yararına yoksulluk nafakasına hükmedebilmek için, nafaka talep eden eşin boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olması gerekir (TMK m. 175). İlk derece mahkemesince gerekçe belirtilmeksizin davacı kadın yararına yoksulluk nafakasına karar verilmiş, davalı erkeğin bu yöne ilişkin istinaf isteği bölge adliye mahkemesince "Kadına yoksulluk nafakası bağlanmasının hakkaniyete uygun olduğu" gerekçesiyle esastan reddedilmiştir.
Davalı erkek ilk derece mahkemesinde duruşmaların devamı sırasında sunduğu 25.01.2018 tarihli dilekçesi ile davalı kadının, açık adresini bildirdiği işyerinde sigortalı olarak çalıştığını iddia etmiş, bu iddia hakkında gerek ilk derece mahkemesince gerekse de bölge adliye mahkemesince herhangi bir araştırma yapılmamıştır.
Bu sebeple bölge adliye mahkemesince yapılacak yargılamada, bu eksikliğin tamamlanacak nitelikte olduğu da gözetilerek (HMK m.353/b-3), davacı kadının usulünce ekonomik ve sosyal durumu araştırılıp, boşanma yüzünden yoksulluğa düşüp düşmeyeceğinin belirlenmesi ile gerçekleşecek sonucuna göre davalı erkeğin, davacı kadın yararına hükmolunan yoksulluk nafakasına yönelik istinaf isteği hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2019/1703, K. 2019/5033, 29 Nisan 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama