KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2019/1810 E., 2019/8097 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Temmuz 2019
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
320 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından; kusur belirlemesi, lehine hükmedilen tazminatların miktarı, reddedilen nafaka talepleri ve ortak çocuk lehine hükmedilen nafakaların miktarları yönünden, davalı erkek tarafından ise hükmün tamamına yönelik olarak temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Davacının reddedilen nafaka talepleri ve ortak çocuk lehine hükmedilen nafakaların miktarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki sebebine dayalı açılan boşanma davasında verilen karar davalı erkek tarafından istinaf edilmiş olup, davacı kadın istinaf talebinde bulunmamıştır. O halde davacı kadın ilk derece mahkemesince reddedilen tedbir ve yoksulluk nafakası ile ortak çocuk lehine hükmedilen nafakaların miktarı yönünden temyiz talebinde bulunamayacağından davacı kadının bu konulara yönelik temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2-Tarafların sair temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
a)Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı kadının tüm, davalı erkeğin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
b)Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre ortak çocuk Buket’in ihtiyaçlarına nazaran takdir edilen tedbir ve iştirak nafakası çoktur. Mahkemece Medeni Kanunun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun miktarda tedbir ve iştirak nafakalarına hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2019/1810, K. 2019/8097, 3 Temmuz 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama