KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2019/1972 E., 2019/3644 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mart 2019
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma-Ziynet Alacağı
Karar Metni
368 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Tebliğ olunacak evrak ve ilan sureti, tebliği çıkaran merciin herkesin kolayca görebileceği bir yerine de asılır. (Teb. K. m. 29) Tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğe muttali olmuş ise muteber sayılır.
Muhatabın beyan ettiği tarih tebliğ tarihi addolunur (Teb.K. m. 32) Mahkemece gerekçeli karar davalıya ilanen tebligat yolu ile yapılmış ise de, karar tebliğinde Tebligat Kanunu'nun 29/1-2b hükmü uyarınca divanhanede ilan yapılması gereği yerine getirilmediğinden ilanen tebligat usulüne aykırı olup, geçersizdir. Davalı erkek geçersiz tebligatı 16.10.2017 tarihinde öğrenmekle hükmü 26.10.2017 tarihinde temyiz etmiştir.
Bu itibarla davalının temyiz itirazının süresinde olduğunun kabulü ile İlk derece mahkemesinin 31.10.2017 tarihli temyiz talebinin reddine dair ek kararının kaldırılması gerekmiştir.
2- Davalının temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Davalı erkeğe dava dilekçesi ve duruşma günü ilanen tebligat yolu ile bildirilmiştir. Ancak mahkemece yeterli adres araştırması yapılmadığı gibi Tebligat Kanunu'nun 29/1-2b hükmü uyarınca divanhanede ilan yapılması gereği yerine getirilmediğinden tebligat usule aykırı olup geçersizdir. Bu durumda davalı erkeğin savunma hakkı kısıtlanmıştır. (Yargıtay HGK 17.12.2014 tarih, 2013/1372 Esas-2014/1065 Karar).
O halde, mahkemece yapılacak iş; davalıya usulüne uygun şekilde dava dilekçesinin tebliği, cevap dilekçesi sunma hakkı tanınması, dilekçelerin karşılıklı verilmesi aşaması tamamlandıktan sonra ön inceleme duruşma gününün tebliği, bundan sonra tarafların iddia ve savunmalar çerçevesinde anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların tespiti (HMK m. 140), taraflarca üzerinde anlaşılamayan ve uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek çekişmeli vakıalar için usulüne uygun şekilde delil gösterildiği takdirde tahkikat aşamasına geçilerek gösterilen delillerin toplanması ile bir sonuca ulaşmaktan ibarettir.
Açıklanan bu hususlara riayet edilmeksizin yazılı şekilde davanın esası hakkında hüküm kurulması, davalının hukuki dinlenilme hakkına (HMK m. 27) aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2019/1972, K. 2019/3644, 28 Mart 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama