KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2019/2083 E., 2019/7683 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Haziran 2019
- Mahkemesi
- Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
433 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından; kusur belirlemesi, maddi ve manevi tazminat ile tedbir nafakası yönünden, davalı-karşı davacı kadın tarafından ise; yoksulluk nafakası isteğinin reddi, maddi ve manevi tazminat ile tedbir ve iştirak nafakasının miktarlarına yönelik olarak temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Davacı- karşı davalı erkeğin kusur belirlemesine yönelik istinaf başvurusu bulunmaması nedeniyle, buna yönelik itirazlarının incelenmesi mümkün olmadığından davacı- karşı davalı erkeğin temyiz dilekçesinin bu yönden reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
a)Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı- karşı davalı erkeğin tüm, davalı- karşı davacı kadın ise aşağıdaki bentlerin dışında kalan sair temyiz itirazları yersizdir.
b)Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz (TMK m. 175). Toplanan delillerle, boşanmaya sebep olan olaylarda davalı-karşı davacı kadının daha ağır kusurlu olmadığı, tarafların belirlenen ekonomik ve sosyal durumlarına göre kadının asgari ücret seviyesindeki gelirinin kendisini yoksulluktan kurtaracak düzeyde olmadığı, boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceği gerçekleşmiştir (HGK m. 2009/3-165-186). O halde, davalı-karşı davacı kadın yararına geçimi için uygun miktarda yoksulluk nafakası takdiri gerekirken bu isteğin reddi doğru görülmemiştir.
c) Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davalı- karşı davacı kadın yararına takdir edilen maddi ve manevi tazminat azdır. Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanunu'nun 50 ve 51. maddesi hükmü dikkate alınarak daha uygun miktarda maddi (TMK m. 174/1) ve manevi (TMK m. 174/2) tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden hüküm tesisi doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2019/2083, K. 2019/7683, 26 Haziran 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama