KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2019/2232 E., 2019/6944 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Haziran 2019
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Davacı-davalı
- ...
- Davalı-davacı
- ...
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
248 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın tarafından, kendi davasının reddi yönünden; davalı-davacı erkek tarafından ise katılma yoluyla kendi davasının reddi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Davacı-davalı erkeğin katılma yoluyla temyiz talebinin incelenmesinde;
Hükmün davacı-davalı kadın tarafından temyizine ilişkin dilekçe, davalı-davacıya 05.02.2019 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı-davacı kanunda öngörülen on günlük süre (HUMK m.433/2) geçtikten sonra, 19.02.2019 tarihli temyiz dilekçesinde hükme ilişkin itirazlarını bildirerek katılma yoluyla temyiz isteğinde bulunduğundan; davalı-davacı erkeğin süresinde olmayan katılma yoluyla temyiz talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2- Davacı-davalı kadının temyiz dilekçesinin incelenmesine gelince;
Yapılan yargılama ve toplanan delillerden; davalı-davacı erkeğin ortak konutun manevi bağımsızlığını sağlamadığı ve annesinin evliliğe olumsuz müdahalesine sessiz kaldığı anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkân vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı karşısında davacı-davalı kadın dava açmakta haklıdır. Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre, davacı-davalı kadının boşanma davasının kabulü (TMK m. 166/1) ile boşanmaya karar verilecek yerde, yetersiz gerekçe ile kadının davasının reddi doğru bulunmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2019/2232, K. 2019/6944, 11 Haziran 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama