KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2019/3452 E., 2019/7350 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Haziran 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
302 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, bozmaya uygun işlem ve araştırma yapılmış olmasına, delillerin takdirinde bir yanlışlık bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Davacı erkek tarafından evlilik birliğinin sarsılması hukuki sebebine dayalı (TMK m. 166/1) boşanma davası açılmış, mahkemece verilen ilk hükümle tarafların boşanmalarına karar verilmiştir. Hükmü davalı kadın temyiz etmiş, davacı erkek temyiz incelemesinden sonra 04.07.2018 tarihinde vefat etmiştir.
Mahkemece, bozma sonrası yapılan yargılamada davacı erkeğin vefatı üzerine yasal mirasçıları tarafından Türk Medeni Kanunu'nun 181/2. maddesi uyarınca, kusur belirlemesi yönünden davaya devam edildiği, mahkemece davalı kadının kusurlu olduğunun tespiti ile ölen davacının yasal mirasçılığından çıkartılmasına karar verildiği görülmüştür. Evlilik ölümle sona ermiştir.
Mahkemece yapılacak iş açıklanan sebeple "boşanma davası hakkında konusuz kaldığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına" dair karar vermek ve davacı erkek mirasçıları davaya kusur belirlemesi yönünden devam ettiklerinden Türk Medeni Kanunu'nun 181/2. maddesi uyarınca davalının boşanmaya sebebiyet verecek derecede kusurlu olup olmadığı yönünde tespit kararı vermekten ibarettir.
Bu husus gözetilmeden yazılı şekilde davalı kadının ölen davacının yasal mirasçılığından çıkartılmasına dair hüküm tesisi usul ve kanuna aykırıdır. Ancak bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün bu yönden düzelterek onanmasına karar vermek gerekmiştir (HUMK m. 438/7).
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2019/3452, K. 2019/7350, 19 Haziran 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama