KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2019/3543 E., 2019/9350 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Eylül 2019
- Mahkemesi
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
298 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı erkek tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı-davalı erkeğin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Boşanma davalarında nafaka ve tazminata hükmedilirken, tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumlarına da dikkat edilmesi gerekmektedir. Dosyanın UYAP üzerinden incelemesi yapılırken, dosyada taraf olan kişilerin tapu kayıtlarına, sosyal güvenlik kurumu kayıtlarına, adli sicil bilgilerine, güncel nüfus bilgilerinde de erişim sağlanabilmektedir. Kolluk kuvvetlerince yapılan sosyal ve mali durum araştırmalarının yetersiz kaldığı durumlarda mahkemece UYAP sistemi üzerinden ilgili kişi hakkında gerekli incelemelerin yapılması mümkündür.
Somut olayda, davacı-davalı erkeğin ne iş yaptığı ve geliri ekonomik durum araştırmasıyla tespit edilememiştir. O halde, mahkemece UYAP sistemi üzerinden ilgili kişiye ait SGK kaydının ve tapu kadastro bilgilerinin sorgulanması, nafaka ve tazminat yükümlüsünün ekonomik ve sosyal durumu gözetilerek nafaka ve tazminat hükmü kurulması gerekirken, eksik inceleme ile nafaka ve tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
3-Bölge adliye mahkemesi kararının gerekçesinde davalı-davacı kadın yararına 10.000 TL manevi tazminata hükmedildiği belirtilmesine rağmen, hüküm sonucunda davalı-davacı kadın yararına 15.000 TL manevi tazminata hükmedilerek, gerekçe ve hüküm sonucu arasında manevi tazminat yönünden çelişki yaratılmıştır. Manevi tazminat yönünden hüküm ile gerekçe arasında yaratılan bu çelişki bozma sebebi olup hükmün bu yönden de bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2019/3543, K. 2019/9350, 30 Eylül 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama