KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2019/3720 E., 2019/11512 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Kasım 2019
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
303 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-karşı davacı kadın tarafından; kusur belirlemesi, reddedilen manevi tazminat ve maddi tazminat ile nafakaların miktarı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-karşı davacı kadının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Türk Medeni Kanunu'nun 174/2. maddesinde boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan tarafın kusurlu olan diğer taraftan manevi tazminat isteyebileceği düzenlemesi yer almaktadır.
Bölge adliye mahkemesince, davacı-karşı davalı erkeğin eşi ve ortak çocuk ile yeterince ilgilenmeyip evlilik birliğinin gerektirdiği yükümlülükleri ihmal ettiği gerekçesiyle, boşanmaya sebep olan olaylarda davacı-karşı davalı erkeğin tam kusurlu olduğu kabul edilerek tarafların boşanmalarına karar verilmiş ancak erkeğin bu kusurunun kadının kişilik haklarına saldırı teşkil etmediği gerekçesiyle, erkeğin manevi tazminata yönelik istinaf başvurusu kabul edilerek kadının manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Davacı-karşı davalı erkeğin, evlilik sırasında geçirdiği rahatsızlık sonrasında görme engelli duruma düşen eşi ile ilgilenmemesi kadının kişilik haklarına saldırı teşkil eder. Toplanan delillerden, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda manevi tazminat talep eden kadının ağır ya da eşit kusurlu olmadığı anlaşılmaktadır.
O halde, bölge adliye mahkemesince tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları dikkate alınarak davalı-karşı davacı kadın yararına uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş ve kararın bozulmasını gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2019/3720, K. 2019/11512, 26 Kasım 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama