KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2019/3745 E., 2019/10156 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ekim 2019
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma-Ziynet Alacağı
Karar Metni
323 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından ziynet alacağı yönünden; davalı erkek tarafından ise tazminatlar ve nafakalar yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 15.10.2019 günü tebligata rağmen taraflar adına gelen olmadı. İşin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve özellikle tarafların boşanmalarına ilişkin ilk hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği, bu itibarla mahkemece bozmadan sonra hükmedilen nafakanın yoksulluk nafakası olduğunun anlaşılmasına göre davacı kadının tüm, davalı erkeğin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkemece verilen ilk hüküm, davacı kadın tarafından kusur belirlemesi, yoksulluk nafakasının, maddi ve manevi tazminat taleplerinin ve ziynet alacağının reddi yönünden temyiz edilmiş, Dairemizin 24.10.2017 tarihli ilamı ile, kadının maddi ve manevi tazminat talepleri ile yoksulluk nafakası taleplerinin kabulüne karar verilmesi ve ziynet alacağı yönünden eksik nispi harcın tamamlanması gerektiğinden bahisle bozulmuştur.
Mahkemece uyulmasına karar verilen bozma ilamının kapsamı ile sınırlı olarak bir karar verilmesi gerekirken, temyizin ve bozma ilamının kapsamı dışında kalarak yeniden boşanma yönünden hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırıdır. Ne var ki, bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün bu bölümünün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir (HUMK m. 438/7).
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2019/3745, K. 2019/10156, 15 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama