KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2019/3964 E., 2019/11867 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Aralık 2019
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi
- Dava türü
- Boşanma-Ziynet Alacağı
Karar Metni
303 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından kusur belirlemesi, maddi ve manevi tazminatlar, nafakaların miktarı, kişisel ilişkinin düzenlenmesi ve ziynet alacağı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Davacı kadının ziynet alacağı davası ilk derece mahkemesince kabul edilmiş, karara karşı erkek tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması ve erkeğin istinaf itirazı bölge adliye mahkemesince esastan reddedilmekle; davalı erkek tarafından karar yukarıda gösterildiği şekilde temyiz edilmiştir. Hükme esas ziynet eşyası davasına yönelik bedel karar tarihi itibariyle temyiz edilebilirlik sınırının altında kaldığından (HUMK m. 362) kesin nitelikte olup; bölge adliye mahkemesince de karar kesin olmak üzere karar verilmiştir. Açıklanan sebeple davalı erkeğin bu yöne ilişkin temyiz dilekçesinin reddi gerekmiştir.
2-Davalı erkeğin boşanma davasına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle mahkemece davalı erkeğin ağır kusurlu olduğu gerekçesiyle tarafların boşanmalarına karar verildiği, kararın davalı erkek tarafından istinaf edildiği, bölge adliye mahkemesince, davalı erkeğe, istinaf edenin sıfatı gözetilmeksizin, eşine hakaret ve küfür içerikli sözler söylemek suretiyle de kusurlu olduğu şeklinde bu eylemlerin kusur olarak yüklenemeyeceği, fakat kabul edilen ve gerçekleşen diğer vakıalara göre erkeğin yine de, boşanmaya sebebiyet veren olaylarda ağır kusur olduğu anlaşılmakla yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2019/3964, K. 2019/11867, 3 Aralık 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama