KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2019/4338 E., 2019/7765 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Haziran 2019
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma-Ziynet Alacağı
Karar Metni
354 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından kusur belirlemesi, kadın lehine hükmedilen manevi tazminat ve ziynet alacağı yönünden; davalı-karşı davacı kadın tarafından ise manevi tazminatın miktarı ile ziynet alacağının reddedilen kısmı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Tarafların ziynet alacağına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
İlk derece mahkemesince kabul edilen ziynet alacağının miktarı 12.353,00.- TL, reddedilen kısmı 11.099,00.-TL olup karar tarihindeki kesinlik sınırı olan 41.530,00.- TL'yi aşmadığından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi gereğince temyiz sınırı altında kalan para alacağına ilişkin karar kesindir. Açıklanan sebeple, tarafların ziynet alacağına yönelik temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Tarafların kusur belirlemesi ve tazminatlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
a-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-karşı davacı kadının tüm, davacı karşı davalı erkeğin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
b- Mahkemece taraflara yüklenen ve gerçekleşen vakıalar dikkate alındığında, davacı karşı davalı erkeğe atfolunan ve hükme esas alınan kusurlarının davalı karşı davacı kadının kişilik haklarını zedeler nitelikte olmadığı ve bu itibarla davalı karşı davalı kadın yararına manevi tazminat koşullarının oluşmadığı anlaşılmaktadır. O halde davacı karşı davalı erkekten kaynaklanan ve davalı karşı davacı kadının kişilik haklarına saldırı teşkil eden bir eylemin varlığı kanıtlanamadığına göre, Türk Medeni Kanunu'nun 174/2. madde koşulları oluşmamıştır. Bu durumda davalı-karşı davacı kadının manevi tazminat isteğinin reddi gerekirken, yazılı şekilde kabulü doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2019/4338, K. 2019/7765, 26 Haziran 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama