KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2019/4343 E., 2019/8510 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Eylül 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma - Aile Konutu Şerhi Konulması
Karar Metni
268 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-karşı davacı kadın mirasçısı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Tebligat Kanunu'nun 20. ve 6099 sayılı Kanunla değişik 21., 23. ve özellikle bu Kanunun uygulanmasına dair Yönetmeliğin 30. maddesi uyarınca; adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine meşhuat verilerek çıkarılan tebligatlar hariç olmak üzere, muhatap ve muhatap adına "Tebliğ yapılabilecek olanlardan hiçbiri gösterilen adreste sürekli olarak bulunmazsa, tebliğ memurunun adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar heyeti ve meclisi üyeleri, kolluk amir ve memurlarından araştırılarak beyanlarını tebliğ mazbatasına yazıp imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde bu durumu yazarak imzalaması gerekir.
Gösterilen koşul geçerlilik koşuludur. Dairemizin 5.10.2015 Tarih, 2015/17813 Esas ve 2015/17242 Karar sayılı ilamının davalı-karşı davacı kadının mirasçısı olan ...’e tebliğine ilişkin mazbatada muhatabın adreste bulunmama sebebine dair beyanda bulunan kimse imzadan imtina etmekle birlikte isim vermekten de imtina etmiştir (Teb. K. m. 23). Tebligat işlemi sırasında beyanda bulunduğu ileri sürülenin kim olduğu belli değildir.
Kimliğini gizleyen bir kişinin beyanına güvenilerek tebligat işlemi yapılamaz. Bu haliyle, mirasçı olan ...'e yapılan Dairemizin 2015/17813 esas sayılı ilamının tebliği usulsüzdür. Davanın tarafı haline gelen mirasçı ...'e karar düzeltme hakkı tanınmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2019/4343, K. 2019/8510, 11 Eylül 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama