KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2019/4375 E., 2019/8551 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Eylül 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma-Ziynet Alacağı
Karar Metni
357 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından, manevi tazminat ve iştirak nafakalarının miktarı, kişisel ilişki ile ziynet alacağı davası yönünden; davalı erkek tarafından ise tamamına yönelik olarak temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Mahkemece tarafların boşanmalarına dair verilen ilk hüküm davalı erkeğin temyizi üzerine Dairemizin 2016/17001 esas ve 2016/14388 karar sayılı ve 02.11.2016 tarihli ilamı ile "Davalı erkeğe tebliğe çıkarılan ön inceleme duruşma gününü bildirir davetiyenin iade edildiği, mahkemece yeni bir ön inceleme duruşma günü tayin edilmesi gerekirken, bu yapılmadan, davalı erkeğin yokluğunda ön inceleme duruşması yapılarak aynı celsede tahkikat aşamasına geçilmek suretiyle davalının yokluğunda nihai hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu” gerekçesiyle bozulmuş, bozma sebebine göre diğer temyiz itirazları incelenmemiştir.
Mahkemece bozmaya uyulmuş, bozma sonrası verilen kararla "Boşanma yönünden önceki hüküm kesinleştiğinden karar verilmesine yer olmadığına,” şeklinde gerekçeyle boşanmaya dair hüküm kurulmamıştır. Oysa, yukarıda belirtilen bozma kararına göre; ortada hukuki varlık kazanmış bir kararın mevcut olmadığı, yeniden yargılama yapılarak hüküm verilmesi gerektiği açıkça belirtilmiş, temyiz ve bozma sınırlandırılmamıştır.
Açıkça kanuna aykırılık sebebine dayanan (HUMK m. 439/2) bu nitelikte bir bozma ile hüküm tamamen ortadan kalkmıştır. Öyleyse; bozmadan sonra boşanma ve fer'ileri konusunda yeniden hüküm tesis edilmelidir. Bu husus gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
2-Tarafların ziynet alacağı davasına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Dosyadaki yazılara, bozmaya uygun işlem ve araştırma yapılmış olmasına, delillerin takdirinde bir yanlışlık bulunmamasına göre tarafların yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2019/4375, K. 2019/8551, 11 Eylül 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama