KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2019/439 E., 2019/8398 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Eylül 2019
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Davacı-davalı
- ...
- Davalı-davacı
- ... Demir
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
316 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm taraflarca temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 09.09.2019 günü tebligata rağmen taraflar adına kimse gelmedi. İşin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerel mahkemece verilen "Taraflarca açılan boşanma davasının kabulüne” dair olan ilk hüküm; tarafların temyizi üzerine Dairemizin 19.04.2016 tarih ve 2015/20140 esas, 2016/7904 karar sayılı ilamıyla “... Gerek asıl dava, gerekse karşı ve birleşen davalar birbirlerinden bağımsız ayrı davalardır. Bunun sonucu olarak da her dava hakkında ayrı ayrı hüküm kurulması gerekir.
Mahkemece kurulan hükümde, davalı-karşı davacı kadının karşı ve birleşen davaları yönünden her ikisinin de kabul edilip edilmediği anlaşılmamaktadır. Hüküm bu yönüyle Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297/2. maddesine uygun değildir.
Bu sebeple hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir” şeklindeki gerekçe ile bozulmuş; bozma ilamında bozma sebebine göre, her üç dava ve fer'ileri hakkında yeniden hüküm kurulması zorunlu hale geldiği belirtilerek, tarafların temyiz itirazları incelenmemiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; erkeğin boşanma ve kadının karşı boşanma davasının kabulüne, kadının birleşen boşanma davasının reddine, tarafların boşanmalarına ilişkin kararın kesinleşmiş olduğu gerekçesiyle boşanma konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir. İlk hüküm bozulmakla, tamamen ortadan kalkmıştır.
Bozma ilamında, bozma sebebine göre " Her üç dava ve fer'ileri hakkında yeniden hüküm kurulması zorunlu hale geldiği” belirtildiğine göre, bozulan ilk hükümdeki bu yönlerin kesinleştiğinden söz edilemez. Öyleyse, her üç dava ve fer'ileri hakkında yeniden hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru bulunmamış, hükmün bu sebeple bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2019/439, K. 2019/8398, 9 Eylül 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama