KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2019/4848 E., 2019/9388 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Eylül 2019
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Tanıma
Karar Metni
295 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kurum tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı ..., davalı ... ile eşi...'ın Avusturya mahkemesinde anlaşmalı olarak boşandıklarını ancak kararın tanıma ve tenfızinin yapılmadığını, ...'ın vefatı üzerine davalı ...'ın davacı kurumdan dul aylığı bağlanmasını talep ettiğini, kurumca bağlanan aylığın boşanma işleminin öğrenilmesinden sonra kesildiğini, buna karşılık davalı ...'ın kurum işleminin iptali için dava açtığını, yabancı mahkeme ilamının tenfızi yapılmadığından davanın aleyhlerine sonuçlandığını belirterek davalı ... ile eşi...'ın boşanmalarına ilişkin yabancı mahkeme ilamının tanınmasına ve tenfızine karar verilmesini talep etmiş,
mahkemece yabancı mahkeme ilamının tanıma ve tenfızini talep etme hakkının yabancı mahkeme ilamındaki taraflara ve mirasçılarına ait olduğu, davacı kurumun taraf ehliyeti olmadığı gerekçesi ile taraf yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı kurum tarafından temyiz edilmiştir.
Tanıma, yabancı mahkeme kararına kesin delil veya kesin hüküm vasfını kazandırır (MÖHUK m. 58). Tanıma halinde, yabancı ilamın kesin hüküm ve kesin delil etkisi, yabancı mahkeme kararının kesinleştiği andan itibaren hüküm ifade eder (MÖHUK m. 59). Diğer bir ifade ile taraflar yabancı mahkeme kararının kesinleştiği anda boşanmış sayılırlar.
MÖHUK 52/1 maddesine göre "Yabancı ilamın tenfız edilmesinde hukuki yararı bulunan herkes tenfız isteminde bulunabilir." Bu hüküm, yabancı ilamın tanınmasının istenmesi halinde de geçerlidir. Yabancı ilamın tanınması halinde, kesin hüküm etkisi, yabancı mahkeme kararının kesinleştiği andan itibaren hüküm ve sonuç doğuracağına göre, davacı kurumun ilamın tanınmasını ve tenfızini istemekte korunmaya değer hukuki yararı vardır.
O halde mahkemece işin esası hakkında karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde taraf yokluğu nedeniyle ret kararı verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2019/4848, K. 2019/9388, 30 Eylül 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama