KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2019/4947 E., 2019/12297 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Aralık 2019
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
295 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Taraflar arasında görülen evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki sebebine dayalı olarak açılan boşanma davasının yapılan yargılaması sonunda, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş ve hükme karşı davacı kadın tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Bölge adliye mahkemesince davacı kadının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, bu kararı davacı kadın temyiz etmiştir.
Bölge adliye mahkemesi kararında; tanık ifadelerinin duyuma dayalı, soyut, yer ve zaman bildirmeyen ifadeler olduğu ve tanıkların davalı erkeğin eski şiddetinden bahsettikleri ve eskiden yaşanan olaylardan sonra birlikte yaşamın sürmüş olması nedeniyle bu olayların affedilmiş sayılacağı belirtilerek; davalı erkeğin kusurlarının kanıtlanamadığından bahisle; davanın reddine karar verilmesinin yerinde olduğu belirtilmiştir.
Yapılan yargılama ve toplanan delillerden davalı erkeğin kadına yönelik olarak süreklilik arz eden fiziksel şiddetinin bulunduğu, kadına hakaret ettiği ve onu tehdit ettiği kadının bu vakıalara usulüne uygun olarak dilekçelerinde dayandığı anlaşılmıştır. O halde, taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkân vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı karşısında davacı kadın dava açmakta haklıdır. Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre, boşanmaya karar verilecek yerde, yetersiz gerekçeyle davanın reddi yerinde görülmemiş ve kararın bozulmasını gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2019/4947, K. 2019/12297, 12 Aralık 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama